Neden Mobil APP için ‘ Art Direction ‘ bu kadar önemli oldu ?!
- Mayıs 13th, 2012
- Write comment
Parlak bir fikriniz olabilir, mükemmel bir yazılımcıyla da çalışıyor olabilirsiniz, editorünüz harikalar yaratıp satır satır ifade de etmiş olabilir bu güzel fikri, ancak yanlış bir arayüz herşeyi talan edebilir. Bütün fikriniz ve paranız, emekleriniz boşa çıkabilir. Tıpkı Apple ile Microsoft arasındaki kocaman fark gibi. Bilinir ki ve de muhtemelen öyle ki en büyük yazılım firması Microsoft şuanda. PC kullanan yazılımcılar böbürlenir hemen, ‘hah, ben bunu yıllardır söylüyorum’ diye.. Haklılar, yıllardır kimse de aksini iddia etmedi, ancak karizma sahibi olan MAC kullanıcısıdır, APPLE kullanıcısıdır. Onlar her ortamda ayrı dururlar, reklamlarda, cafelerde, sokaklarda, kampüste, onlar ayrıcalıklıdır. Microsoft birçok devrim sağlamış olsa da APPLE ve APPLE kullanıcısının karizmasını asla çizememiştir.
APPLE kullanıcısı ‘Entel’dir. Tasarımcıdır, grafik ya da diğer görsel sanatlarla ilgilenir, program yazmaz, kendi için yazılmış programları kullanarak hayallerin ötesine geçer. Gerisi teferruattır, yazılımcı bulunur ve proje inşaa edilir. Bu yüzden 1976 yılında evin garajında imal edildiği ilk Apple’ın bugüne kadar oluşturduğu bir karizma vardır. Bütün market bu reklamlar, bu ifadelerle tekrar edilmiştir. Bu büyük karizma asla yatsınamaz ve Steve Jobs mirası da budur ki gelecekte de bu böyle olacaktır. Bisiklet kullanımı birkez öğrenilmiş, ya da ok yaydan çıkmıştır, siz nasıl anlarsanız.
Matematiksel İşlemci ve Grafik İşlemci olarak ayrılmıştır ayrıca bu koca market. Bilgisayar meraklıları iyi bilirler ki, bu ikisi birbirinden çok uzak kavramlardır. İşte bir yazılımcıyla tasarımcı arasındaki fark da bu kadar uzaktır.
Bu yüzden yazılımcılar metematiksel düşünürlerken, tasarımcılar ise grafik ve bilinçaltı etki-tepkileriyle ile düşünürler, yapılanırlar ve üretirler.
Yazılım ihtisası da öyle bir yere geldi ki, artık bir yazılımı öğrenebilmek için altını destekleyecek bir kaç program dilini de daha önceden öğrenmiş olması şart oldu. Tıpkı, -Yok ben zekiyim, deyip kimsenin birden denize açılamayacağı gibi, üstelik son sistem harika bir tekne sahibi de olsa. İllaki bir dalga vardır ve sizin ilk bot kullandığınız zamandan kalan bir tecrübeniz o dalganın üstesinden gelecektir, ya da sistemleriniz bir anda çökmüştür, elektriğiniz bitmiştir ve eller sonunda dümene gelmiştir ki yıllar önce kullandığınız o minik yelkenlinizdeki tecrübeleriniz şimdi sizi hayatta tutacaktır.
Bu yüzden yazılım çok ciddi bir uğraştır ve altyapısı olmalıdır bir yazılımcının, üstelik türlü türlü diller vardır ki, hepsi bir öncekinden kaynaklı bilgiye sahip olunarak türetilmiştir.
Ben yıllarca Art Direktör olarak çalıştım, hem medya da hem de reklam ajanslarında, hem bilgisayar ile hem de bilgisayarsız dönemde. Üstelik 20-25-30-35 yaşlarımda büyük başarılara imza atmış biriyim. Şimdi benim yaşlarımda çıtayı yükselttiğim yerlerden hala atlayanlar olmadı. Hala ben 1 numarayım, henüz benim başarılarımı yakalamış benim jenerasyonum ve benden sonra gelen bir jenerasyon mensubu yok. Yazık ! Bunca deneyimin üzerine 10 yıl önce Amerika’ya gittim ve vize uzatma bahaneleriye türlü meslek eğitimlerine katıldım. Bunları ağırlı olarak NEW MEDIA PRODUCTION; Yeni Medya Üretimi üzerine sürdürdüm. Bir zaman beslendikten sonra olay yeni medya elementlerinden sadece biri olan mobil cihazlar ve tüketici arasındaki etkileşime geldi.
Özel olarak, ince ince uyarıldık. Korkmayın, panik yapmayın, biz yazılımcı olmadığınızı biliyoruz, ancak şuan bize yazılımcılar değil art direktörler lazım bu yeni yazılım dili için, şeklinde ikaz edildik. Az biraz özgüven geldiyse de, yine de korkmadım değil. Eh ne demişler, ‘Denizden en çok denizi bilen korkar’.
Eğitimlere katılan programcılarla ders aralarında dedikodu yaptık. Adamlar biraz bozulmuşlardı, çoğu da vazgeçti bir kaç ders sonra, sebebini başka zamanlar geçirdiğimiz arkadaş toplantılarında irdeledik. Haklılardı vazgeçmekte, ben de olsam vazgeçerdim.
Meğer yazılımcılık kendi arasında 5 kere, 10 kere ayrılırmış. Admin Paneli yazan birisinden, gelişmiş bir arama motoru yazması istenmeyeceği gibi, Animasyonlu bir menu yazmasını kavramış birinden de anket programcıkları yazması beklenemezmiş. Hele hele sunucu üzerinde çalışan birisinden asla PHP, .NET ile baştan yazılacak bir haber portalı inşaa etmesi beklenemezmiş. Tıpkı bir cerrahtan, bobrek taşı imhası istenmeyeceği gibi. Hepsi doktor ama uzmanlıklar farklı.
Sonraki yıllarda farkettim ki, yıllarca kandırılmışız, programcı dostlarım olmuş ama nafile, onlar hem sunucu, hem portal, hem arama motoru hem de forumlar ve anketler düzenleyebiliyorlarmış mış mış. Bu yüzden newyorktimes ile hürriyet portalları arasında bu denli uçurum varmış. Yani hepsi ‘Hikaye’ imiş, meğer hepsi hakkında bilgi sahibiymişler ama birinde bile uzmanlaşamadan, parayı nasıl kazanırım, ben de Bill Gates’im havalarındaymış. Bunun sebebi de aslında sizlersiniz, bizleriz, yani yöneticiler. Çünkü verdiğimiz ilanları hatırlayalım :
PHP, ASP bilen, Flash ve Action Script’e hakim, Freehand bilen, Photoshop bilen, sunucumuzu kollayacak, grafik yönü kuvvetli yazılımcılar aranıyor. Maaş 2000-3000 TL arasında dolgundur. Sigara içmeyenler tercih sebebidir.
Bu tip ilana başvuranları da hatırlıyorum, yüzlerce yanıtta ortak yanlar vardı, – BEN YAPARIM, BEN HEPSİNİ BİLİYORUM, 2 yıllık meslek tecrübem var… Bir çok gazeteci arkadaşımı hatırlıyorum, hepsi birer haber portalı sahibi oldular, ya da türlü türlü projelerin sahibi oldular, hepsi de bu, – BEN YAPARIM, BEN HEPSİNİ BİLİYORUM, diyenlerle çalıştı. Sonuçta kimse Türkiye’de doğru dürüst bir portal, doğru dürüst bir projeyi etkin olarak işletemedi. Yıl 2012 ve parmakla sayılacak kadar az internet sitesi var ki, eh sonunda onlar bir numara oldular. Peki ya gerisi…
Herşeyi ile baştan aşağı kendine has bir method ile geliştirilen APPLE cihazları, yine kendine has methodlarla çalışan yazılımlara sahip, öyle ki sadece bu işlemciler için üretilen programlar PC’lere yüklenemediği gibi…
İşte bu yüzden yine kendine has bir method ile geliştirilen yazılımlar IOS için yepyeni bir işlem yumağı çağırmaktadır. Bunların seslendiricisi ise Cocoa Xcode dur, ve önceki yazılımlardan çok daha farklıdır, ve bundandır ki eğitimlerde ilk olarak bize yazılımcı değil art direktör lazım, diye ikaz gelmişti. Ve nasıl bir program dili için daha önce başka program dilini bilmek gerekiyorsa, Cocoa Xcode da birbaşlangıç değlidir ancak bir devrimdir yine de kıyısından köşesinden Objective-C ister.
En önemlisi de konsept geliştirebilen, arayüzlerini en akıllı şekilde kurgulayan, görsel bir şölen halinde sunuma hazırlık yapacak bir art direktör bu kez elemetlerini birbirine bağlayacak ve çalıştıracaktır. Çünkü ne bir asp ne de bir php ne de bir sunucu uzmanı gerekmemektedir, onlara da tarif şu aşamada imkansızdır ki gün geçtikçe bu tarif daha da imkansız hale gelmektedir.
Bu yüzden mobil uygulamalarda işin büyük bir kısmı art direktöre, reklam tasarımcısına, proje yönetmenine düşmektedir. Tabi onların arasından kimler öne çıkacaktır gelecekte? Ne yazık ki, yazılımcılığı tam olarak bilmese de iyi kavramış, neyin nasıl çalışacağını, nereye ne tasarlayacağını ve etkileşimini iyi düşünen ve santranç misali birden çok hamle sonrasını hesap ederek projeyi step by step kurgulayacak olanlar.
Apple yanılmış olamaz, bu yüzden APPLE bizleri, art direktörleri yazılımcı yapmak için bu eğitim programlarını sürdürüyor, ve bu 9 yıldır sürüyor. Yani olay yeni değil, 3-6 ayda bir online eğitimler, konferanslara davetler bu yüzden art direktörlere gönderilmektedir. Ve bizler bu yüzden 3-5 saat süren bu online davetlere katılıp, dün neler yapılabiliyordu, bugün neler yapılabiliyor, yarın neler yapılabilecek üzerine kafa patlatıyoruz, yani benim yaptığım iconlar, menu yapıları, ya da bilinenin tersine özgürce sayfa üzerinde bir başka yer bulan buttonlar bu yüzden geliyor ve görüyorum ki şimdi taklit bile ediliyor. Tıpkı bir zamanlar yaptıklarım gibi, o zamanda bizim medya da ürettiklerimizi reklam sektörü taklit ederdi. Bulduğumuz renkleri bir başka yayın bir sonraki sayısında basmaya çalışırdı.
Şimdi de taklit ediliyorum, belki bu işi Türkiye’de ilk yapanlardan biriyim ama uzun zaman Türkiye’de olmadığım için sektörde kim kimle ahbap olmuş, kim kime iş paslamış bilmediğim için, ben denizi bulandırdım, ben kerizi uyandırdım. Ben yanlışlıkla 3-5 bin dolara uygulama ürettim ve onun hakkını vermek için projeye kitlenmişken, bir de baktım ki, 30 -50 bin dolara aplikasyonlar yapıldı, üstelik hiçbir marifeti olmayan, hatta üzerinde eğitim görürcesine maket tarzında.
Eh bu hep böyle olmuştur, sıcağı sıcağına pazar hep bir şekilde şekillenmeye çalışmıştır, ancak süregelen bir market olduğu için ve ben bu markette 25 yıldır tasarımcı ve proje yönetmeni, teknik yönetmen olduğum için hep görmüşümdür ki, ilk bir iki turu biz kaybederiz ama o sırada da müşteri olgunlaşır. Sonra müşteri anlar ki, -Himmmm, meyve veren ağaç taşlanır, şu Oktay Bey’i bir bulur musunuz bana ?
Bazı teller alıyorum şimdi, bizim arkadaş yapıyordu, yarım kaldı uygulama, siz tamamlar mısınız? Ne yazık ki, tamamlamıyorum. Bazı teller alıyorum şimdi, -Merhaba ben şu yazılım firması, ……………. TV kuruluşunun uygulamasını biz yapıyoruz, bunun yarısını yurtdışına yarısını da bir çocuğa yaptırıyordum, ama iki tarafa da ulaşamıyorum, siz altına BALA YENİ MEDYA yazmasanız da sizle ortaklaşa bu uygulamayı bitirsek, diye… Onlara da destek vermiyorum. Ne demek BALA yazmamak, bu BALA hem reklam sektörünün, hem de medya sektörünün yumarcağıdır, BALA çoktan imzasını atmıştır heryere.. Sen nasıl oldu da benim 5 bin dolar teklif verdiğim yere 50 bin dolar teklifi imzalattın da şimdi 25 yaşında çıkmışsın karşıma diyorsun ki, benim cezai şartım var, ne olur bu işi sizin ekip yapsın, diyorsun.
Ah be kardeşim, boşu boşuna bana 2 yıldır bu piyasada kök söktüreceğinize, Oktay Abi, gel birlikte iş yapalım, diyemediniz, aksine arkamdan birde atıp tuttunuz..
Malesef ağzınızda kuş tutsanız şimdi Arayüz zamanı, şimdi akıllı tasarım zamanı ve ben bunun için 10 yıldır burada yoktum, hadi siz bir tur daha dönün bu piyasada, ben tekne keyfi yapıyorum, zaten müşteriniz yakında beni bulur, ya da sizler gelirsiniz hep birlikte grup olur bu işleri daha farklı bir sektör yapılandırmak için büyük çabalarla yaparız, unutmayın ki, bu işi sizler para ben arkamda bırakacağım imza için yapıyorum.
Hem müşterilerime, hem sektördeki yeni yüzlere kolaylar gelsin. Bu arada yukarıda imla hataları olabilir, şunu da unutmayalım ki ben bu yazılarımı düzenletmek için özel aşık olduğum ne kız arkadaşı kullanıyorum, ne de basın yayın mezunu bir garip öğrenci kardeşimi… Ben boyamayı bilirim, yazması da dilim döndüğü kadardır:))
Benimle iletişimde kalın lütfen : oktaybala@gmail.com













